İnsan, hayat yolculuğunda neye değer verirse onun peşinden koşar. Kimisi aşkı, kimisi bilgiyi, kimisi ise dünyalığı hedef edinir. Ancak dünya malını, mevkiyi, şöhreti en büyük dert edinenlerin yükü her zaman ağır olmuştur. Çünkü dünyanın nimetleri sınırlıdır ama insanın hırsı sınırsızdır.

Bu söz, dünya nimetlerine fazla bağlanan insanların, hiç bitmeyen bir kaygı içinde yaşayacağını anlatır. Maddi kazanç uğruna sürekli mücadele eden kişi, kazandıkça daha fazlasını ister. Elindekiyle yetinmeyi bilmez, hep bir eksiklik hisseder. Kazanma arzusu kadar kaybetme korkusu da yakasını bırakmaz. Malını koruma telaşı, başkalarıyla rekabet hırsı, daha yükseğe çıkma çabası derken, hayatı sadece bu döngü içinde geçer. Ama insan, dünya malını sırtında bir yük gibi taşıdıkça asıl mutluluğu hep erteler.

Oysa huzurun sırrı, sahip olduklarını şükürle kabul edip, hırs yerine kanaati koymaktır. Elbette çalışmak, üretmek önemlidir ama bunu hayattaki tek amaç haline getirmek insanı yorar. Dünya geçicidir ve biz de bu dünyada misafiriz. Kalıcı olan, geride bıraktığımız iyilikler, gönüllerde bıraktığımız güzel izlerdir.

Biraz durup düşünelim: Hayatımızda en çok neyin peşinden koşuyoruz?

Mutluluk, huzur, sevgi mi, yoksa bitmek bilmeyen bir kazanma ve sahip olma hırsı mı? Gerçekten ihtiyacımız olan şey, daha çok şeye sahip olmak mı, yoksa elimizdekilerin kıymetini bilmek mi?

Dünya nimetleri gelip geçicidir. Büyük servetler de, şan ve şöhret de bir gün unutulur. Ancak samimiyetle yapılan iyilikler, paylaşılan güzel anlar, kalpten kalbe uzanan dostluklar kalıcıdır. Öyleyse, dünya için çalışırken ahireti unutmamak, maddeye önem verirken maneviyatı ihmal etmemek gerekir.

Derdi dünya olanın, dünyalar kadar derdi olur. Çünkü insan, peşinde koştuğu şeye dönüşür. Eğer huzuru servette, mevkide veya insanların takdirinde arıyorsa, hep bir eksiklik hissedecek, asla tam anlamıyla mutlu olamayacaktır. Ama eğer iç huzuru, paylaşmayı, sevgiyi ve iyiliği ön planda tutarsa, dünya onun için bir yük değil, güzel bir yolculuk olur.

Dünyaya aldanan dertten kurtulmaz,
Hırs ile yoğrulan huzur bulamaz.
Kanaat edene dünya yâr olmaz,
Gönlü tok olana dünya neylesin?